Alıntı

Türk’ün Diline Büyük İhânet

1932’de kurulan Türk Dil Kurumu’nun başında Robert Koleji mezunu bir Ermeni vardı. AGOP MARTAYAN.
1935 yılında devrin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dilimizin katliamcısına “Dilaçar” soyadı verilmiştir.

Bu Ermeni Martayan, Anadolu dilinin değiştirilmesinde ve Anadolu Türkçesi’nin Azerbaycan Türkçesi’nden uzaklaşmasında en büyük rolü oynamıştır. Dilimize Fransızca, Ermenice ve uydurukça kelimeler doldurmuştur.

Sırf Arapça kökenli diye Türk dünyasının genelinde kullanılan kelimeleri de dilimizden yok etmeye çalışmışlardır. Büyük ölçüde de başarılı olup Türk dünyasının dil birliğine büyük darbe vurmuşlardır.

 

Büyük ümitlerle geldiği Türkiye’de, Ermeni asıllı birinin başkanlığında Türk dilinin katlini gören Azerbaycanlı bir profesör ızdırabını şöyle dile getirmiştir…

Bu gerçek mi, yalan mıdır ilâhî?
Yalan mülkü talan mıdır ilâhî?
Olmaz olay olan mıdır ilâhî?
Men Türkiye toprağına gelmişem,
Gardaşımın ocağına gelmişem.

Bu devletin bir kara gün eli var,
Burda sanki herkesin öz dili var,
Bu oyunda bir alçağın eli var,
Men o eli vurmak için gelmişem,
Birliğimi kurmak için gelmişem.

Men bu yeri uykularda anardım,
Hasretine, hicrânına yanardım,
Cenneti de Türkiye’de sanardım,
Şükür Hakk’ın cennetine gelmişem,
Ulemâlar sohbetine gelmişem.

Dilsiz Ermeni dilman Türk’e dil açar,
Dilin yansın dil kapayan ‘Dilaçar’,
Men bu dile derman için gelmişem,
Bu dermana ferman için gelmişem!