Ülkemiz Türkiye

Doğduğum yer: Şarkî Karaağaç

Isparta’nın bir ilçesi benimde doğduğum ilçe olan Şarkikaraağaç, Isparta merkeze 118 km uzaklıktadır.

İlk yerleşim kara bir ağacın etrafında olduğundan buranın Karaağaç diye adlandırıldığı söylenmektedir.

Denizli ilimize bağlı olan Acıpayam ilçesinin, tarihte Isparta Sancağı’na bağlanmasıyla birlikte adı “Karaağaç” olarak değiştirilmiştir. Günümüzde halen Isparta ilimizde bulunan “Karaağaç” ile isim benzerliği yüzünden karışıklığa sebeb vermemek için Denizli ilimizdeki Karaağaç’a ‘Batı Karaağaç’ manasında Garbî Karaağaç; halen Isparta’nın ilçesi olan Karaağaç’a ‘Doğu Karaağaç’ manasına gelen Şarkî Karaağaç ismi verilmiştir. Daha sonra Denizli’deki Garbî Karaağaç ismi Acıpayam diye değiştirilmiştir. Bu değişikliğe rağmen Şarkî Karaağaç’ın ismi aynı kalmıştır ve Şarkikaraağaç diye yazılır olmuş. Ama yöre insanı aralarında genelde Karaağaç, Garaaç diye de telaffuz etmektedirler.

FB_IMG_1532478900945

Yüzölçümü:

1232 km²

Nüfus (2015):

Toplam takriben 21.000
İlçe merkezi 10 bin civarı
Köyler 11 bin civarı

İlçemiz köylerinden göç almakta, Türkiye’nin illerine ve büyükşehirlere göç vermektedir.
Isparta il merkezi, Antalya, İstanbul, Ankara, Konya başta olmak üzere ülkemizin birçok ilinde ve yurtdışında binlerce Şarkikaraağaçlılar yaşamaktadır.

1532478872449

İlçe verimli bir ova üzerinde kurulmuştur. Beyşehir Gölü’nün bir bölümü ilçe sınırları içerisindedir.

Şarkikaraağaç’ta Beyşehir Gölü etrafında kuş gözlemciliği, Kızıldağ Milli Parkında doğa yürüyüşü, kamp-karavan ve foto safari yapılabilmektedir.

Yörede Türk gelenek, örf ve adetlerin en canlı şekilde halen yaşatıldığını görebilirsiniz. Türkiye’nin her yerine tahin helvası, köpük helvası ve susamlı helvanın Şarkikaraağaçlı ustalar tarafından yayıldığı bilinir.

Şarkikaraağaç’ta halen yaylaya çıkan Yörükler, yaz aylarında ortalama üç ay, keçi kılından yapılan çadırlarda veya varsa yayla evlerinde kalmaktadırlar. Ayrıca Gedikli Köyü Sindel Yaylasında, her yıl Mayıs ayında Honamlı Yörükleri Geleneksel Sindel Yaylası Şenliği yapılmaktadır.

Beyşehir Gölü

Beyşehir Gölü tektonik kökenli bir çukurluğun sularla dolması sonucu oluşmuştur. Türkiye’nin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir Gölü’nün çevresinde doğa sporları ve alternatif turizm imkanları bulunmaktadır.

Cami-i Kebir

Cami, 1282 yılında Selçuklu Sultanlarından Feramuz oğlu Alaaddin Keykubat döneminde Ömer bin Ali tarafından yaptırılmış, Fatih Sultan Mehmed döneminde tamir edilmiştir.

1532478910966

Kızıldağ Milli Parkı

Kızıldağ, Şarkikaraağaç ilçesi’nin 5 km güneyinde, 1840 m. yüksekliği olan Büyüksivri Tepesi’nin eteklerindeki saf sedir ormanları, milli parkın odak noktasıdır. Alan, 1969 yılında milli park ilan edilmiştir.

Parkın güneyinde Beyşehir Gölü olup, gölden esen güney rüzgarları Bebik Vadisi ile Yertutan Mevkii’nden geçerek milli parka ulaşmaktadır. Bu nedenle bol oksijenli temiz havası parkın cazibesini artırmıştır.

Dağ evleri ve kamp sahaları bulunan milli parkta 1840 m. yükseklikteki Büyüksivri Tepesi’ne tırmanarak doğa yürüyüşü yapılabilir. Milli parkta kamp ve piknik imkanı bulunmaktadır. Mavi sedir ormanlarının bol oksijen üretimi nedeniyle milli parkın temiz havası, solunum yolları rahatsızlığı bulunanlar için uygundur. Çadır ve karavanla konaklama yapılabilir. Ayrıca, milli park içinde halka açık bungalovlar, yeme-içme tesisleri bulunmaktadır. Milli parkın orman ağaçlarını başta sedir, ardıç, karaçam, köknar, meşe olmak üzere kavak, söğüt ve az miktarda ıhlamur oluşturur.

Tarihte Şarkikaraağaç

MÖ 188-133 yılları arasında Bergama Krallığı’nın elinde bulunan bölge, MÖ 130 yılında Romalılar tarafından ele geçirilmiştir. Bu dönemde Karalis Gölü’nün (Beyşehir) kuzeyinde Salur Köyü yakınında Anaboura Antik Kenti kurulmuştur.

Roma İmparatorluk döneminde, Beyşehir Gölü’nün kuzeyinde Antiokheia’dan Likaonya ve Pamphilya’ya giden Roma yolu üzerinde bugünkü Şarkikaraağaç ilçesi civarında Neapolis Kenti’nin kurulduğu bilinmektedir.

1182 yılında, Karaağaç ve havalisi Selçuklu egemenliğine girmiştir. Bölgeye Türk Boylarından Saçıkara aşiretinin yoğun olarak yerleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, Moğol istilasından kaçan bir kısım Harezm Türklerinin de bölgeye yerleştiği bilinmektedir. Anadolu beylikleri devrinde Hamidoğulları Beyliği hakimiyetine giren Şarkikaraağaç, 1380 yılında Isparta ve havalisi ile birlikte Osmanlı egemenliğine girmiştir.

 

Söz Sende (Yorum Yap)