Sağlık

Sigaranın Din ve Sağlık Açısından Hükmü

 

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır. Salât ve selâm, tüm peygamberlere ve sonuncusu olan, Allah Rasûlü Muhammed’e, âline, ashabına ve kıyamete kadar onun izinden gidenlere olsun.

Müslüman toplumlar maalesef birçok hastalığa yakalanmış ve kötü âdetler edinmişlerdir. Sahih İslâm akîdesinden uzaklaşmayla baş gösteren gevşeklik, haramların mubahlar gibi yayılmasında etkili olmuştur. Bunlardan biri, belki de en önemlisi genel olarak toplumu, özel­likle de gençliği tehdit eden uyuşturucu, içki ve sigara bağımlılığıdır. Uluslararası Yahudi-Siyonizm ağı, inançtan yoksun bir toplum oluşturabilmek amacıyla eline geçirdiği medya, eğitim ve siyaset kurumlarını kullanarak Müslüman genç­liğin yıkımı için büyük yatırımlar yapmaktadırlar.

“Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Al­lah da bozguncuları sevmez.” (Mâide, 64)

Böylece Müslümanların herhangi bir konuda izzete ve üstünlüğe sahip olmalarını engellemeye çalışmaktadırlar.

 

Sigaranın kısaca zararları

 

Bedene; kanser, ağız, dudak, dil ve badem­cik hastalıkları, sindirim, solunum ve sinir sistemi rahatsızlıkları, kalp ve damar hastalıkları, idrar yolları ve tenasül sistemi üzerine olumsuz et­kileri gibi birçok zararı vardır.

Değişik hastalıklara se­bebiyet vermesinin yanında ekonomik zararları da çoktur. Yangınlara sebep olurken çevre kirliliğine ve ümmetin zararına olacak pek çok musibetede yol açmaktadır.
Bir nefes sigara, yaklaşık 50.000 beyin hücresinin ölümüne neden olmaktadır.
Sigara sebebiyle tüm dünyada her yıl yaklaşık 5.000.000, Türkiye’de 100.000’den fazla insan hayatını kaybetmektedir.

 


SİGARANIN HARAM OLUŞUNUN KİTAP VE SÜNNET’TEN DELİLLERİ

Sigara, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zama­nında yoktu. Ancak, Kıyamete kadar her zamana ve mekâna hitap edecek olan İslam dininde bir­çok ayrıntıyı kapsayan genel kurallar vardır. Bu ku­rallar çerçevesinde dış müdahalelere karşı adeta bir kale konumunda olan büyük fıkıh âlimlerimiz, zamanla gündeme gelen ve gelişen olayları ince­leyerek Müslümanları aydınlatmakta, böylece üm­metin felakete sürüklenmesine –Allah’ın izniyle– engel olmaktadır. İşte sigara için de geçerli olan bu genel kurallardır. Bir kısım delilleri zikrederek ulemânın, “sigara­nın tahrimi/haramlığı” hususundaki kıymetli tespitlerine yer ve­receğiz inşâ’allah.
Sigara’nın haramlığına delil olacak şekilde Allah’ın âyetleri ve Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hadislerinde uyarı olabilecek noktaları, öncelikle sigara içenlere, sonra da tüm Müslümanlara iletiyoruz ki bu illetten bir an önce kurtulabilsinler!
1- “…(İşte o Peygamber, onlara) temiz (ve gü­zel) şeyleri helal, pis (ve zararlı) şeyleri haram kı­lar.” (A’raf, 157)

Akl-ı selim sahibi hiçbir insan, sigaranın “temiz ve güzel” şeyler kapsamına girip girmediğinde şüp­he etmez. Sigaranın -ayetteki ifadeyle- “habis/pis” şeyler sınıfından olduğunda şüphe yok­tur. Zira “habis/pis”in sözlük anlamının, “tad veya kokusunun tiksinti verdiği şey” anlamına geldiği bilinmektedir. Bu da sigaranın vasıflarındandır. Gerek ulemâ ge­rek tıp ehli, sigaranın “habis/pis” şeyler kapsamı­na girdiğinde görüş birliği içindedirler.
2- “(Malını) gereksiz yere saçıp savurma. Zira böylesine saçıp savuranlar, şeytanların dostlarındandır. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.” (İsrâ, 26-27)
3- “…fakat israf etmeyin: Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.” (En’âm, 141)
4-  Sigaranın, malın kaybolmasına sebep olduğu konusunda şüphe ol­madığı gibi o, “O ne doyurup-semirtir ne açlıktan korur.” (Ğâşiye, 7) ayetindeki tabire de oldukça uygundur.
5- “…Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atma­yın…” (Bakara, 195)
Sigaranın kanser gibi öldürücü hastalıklara sebep olduğu tıbben ispatlanmıştır.
6- “…ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah sizi esirgeyecektir.” (Nisa, 29)

Bu ayetin tefsirinde İbn Kesir rahimehullah: “Allah’ın haramlarını işlemek ve O’nun günah saydığı şeyleri yapmak suretiyle kendinizi öldürmeyin.” demektedir.

Sigara bağımlısı bir şahıs, kendini yok ede­cek nedenlere sarılmakta ve nefsini birçok hastalı­ğa hedef yapmaktadır. Âlimler; zehir, toprak, cam, taş ve benzeri maddelerin yenilmesinin haram ol­duğunu belirtmişlerdir. Çünkü bunlar sağlığa zarar vermektedir.
7- Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)“Her kim ze­hir içip kendini öldürürse cehennem ateşinde ebediyen o zehri içecektir.” (Buhari, Müs­lim) buyurmuştur.

Sigara, yavaş gerçekleşen bir intihardır. Öldükten sonra, ölüm sebebinin sigara olduğu anlaşılan bir kimse intihar etmiş sayılır (Al­lah korusun). -İster doğru ister dolaylı yollardan, hızlı veya yavaş- kişinin, ölümüne sebep olması ha­ramdır. Netice birdir; sigara bağımlısı birinin ken­dini ölüme sürüklediğinde de herhangi bir şüphe yoktur. Sigaranın, kişiyi ölüme götürmediğini farz etsek bile en azından onu, güç ve kuvvetten düşüre­cek derecede çeşitli yıpratıcı hastalıklara mübtela kılar!
8- “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, tüm uyuştu­rucu ve gevşetici şeylerden nehyetti.” (Ahmed, Ebû Dâvûd)

Hadiste geçen “müfettir/gevşetici” lafzı, “vücutta gevşeme, uzuvlarda uyuşma oluşturan şey” anlamındadır. Tiryakilerin böylesine etkilenmeme­si, asıl itibariyle haramlığına halel getirmez. Yani tiryakilerde gevşeme ve uyuşma olmaması sigaranın haramlığını engellemez. Ayrıca sigarayı, içkiye de kıyas eden âlimler olmuş, “Ço­ğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.” diyerek sigaranın haramlığına bunu da delil göstermişler­dir. İçkiye yeni başlayan birinin sarhoş olması için birkaç damla yeterken alkolik birinin bazen bir kadeh dolusu içkiden etkilenmediği görülmüştür. Sigara da aynı şekilde özellikle yeni başlayanlar, bir dönem ara verdikten sonra tekrar başlayanlar ve yemekten sonra içenler için sinirleri gevşetici, uyuşturucu bir özelliğe sahiptir.
9- “Dinde, zarar vermek de zarara zararla mu­kabele etmek de yoktur.” (Müslim)

Sigara, her yönden zararlıdır; hem içene hem de çevresindekilere zararı dokunur.

“…her ikisinin de (içki ve kumar) günahı fay­dasından daha büyüktür.” (Bakara, 219)

Sigaranın bazı faydalı yanları olduğunu farz etsek bile tahminî faydalar ile bil-fiil gerçekleşen za­rarları mukayese edip (karşılaştırıp) hangisinin daha ağır bastığına(!) bakmamız gerekir… Ancak hakka karşı gözlerini kapayan, hakkı aramayan ve nefsinin esiri olan bir kişi, sigaranın haramlığında şüphe eder. Ama önemli olan kişinin neye inandığı değil, gerçeğin ne olduğudur.
10- Rasûlullah; “Kim sarımsak veya soğan yerse bize ve mescidimize uzak durup evinde otursun.” (Müslim) buyurmuştur.
Sigara, tiksin­dirme ve rahatsız etmede soğan ve sarımsaktan da­ha kötüdür veya en azından onlardan geri kalır bir ya­nı yoktur diyebiliriz. Meselâ Cuma ve cemaat namazlarında güzel koku sürmenin sünnet olduğu ve sigaranın da bu sünnete aykırı olduğu bir gerçektir.
11- “İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşı­yan biriyle kor üfleyen birine benzer.” (Buhari, Müs­lim)

Yani sigara içen kötü arkadaş sınıfına girer, çünkü sana ateş, duman ve zehir (?!) üflemektedir.
12- “Müslüman, Müslümanların elinden ve dilin­den selamette olduğu kimsedir.” (Buhari) Acaba Müslüman­lar sigara içen birinin zararından selamette olurlar mı?
13- “Allah’a ve ahiret gününe inanan biri komşu­suna eziyet etmesin.” (Buhari)

Sigara bağımlısı, sigara içmekle eşine, evlatlarına, komşusuna kısaca tüm topluma eziyet etmektedir. Ayrıca sigara içen kişi eğer cami cemaatinden ise müslümanlara ve meleklere de eziyet vermektedir. İnsanlara verdikleri eziyetler nedeniyle sigara içenler, kul hakkına girmekte, apaçık günah işlemektedirler.
14- “Günahları açıkça işleyenler hariç bütün ümme­tim affolunacaktır.” (Buhari, Müslim)

Buna göre sigara, bağışlanmayacak olan açık isyanlardan olur.
15- “Bir kavme benzeyen onlardandır.” (Ebû Dâvûd)

Sigara, sömürgecilerin geride bıraktığı alışkanlıklardandır. Bu anlamda sigara içmek ruhî bir çöküntünün ifadesi olup kâfirlere benzemenin bir göstergesidir. Zira bu illeti, İslâm topraklarına getirip özellikle gençler arasında yaygınlaştıranlar sömür­gecilerden başkası değildir. Aynı zamanda si­gara, ağız ve burunlarından duman çıkaran cehen­nem ehlinin durumunu da andırmaktadır.
16- “Kıyamet günü kişi, dört şeyden: Ömrünü ne­relerde geçirdiğinden, vücudunu ne uğruna çürüt­tüğünden, malını neyde kazanıp nereye harcadı­ğından ve ilmiyle amel edip etmediğinden sorul­madıkça yerinden kımıldamaz.” (Tirmizî)
Ömrünü sigara içmekle geçiren, haram olduğunu bildiği halde içmekte ısrar eden, malını yararsız yere harcayan, vücuduna zarar veren, malını sigara ticaretinden kazanan ve şeytanın pence­relerinden biri olan sigara sayesinde vücu­dunu dilediği gibi oynaması ve gezmesi için şey­tana açan bir sigara bağımlısı acaba kıyamet gü­nü ne cevap verebilir(!?)
Ey akl-ı selim Müslüman kardeşim!

Sigara, kişiyi Allah’a zikir ve ibadet etmek­ten, özellikle de oruç ibadetinden alıkoyar. Oruç, sigara müptelâlarına oldukça ağır gelen bir ibadettir. Sigara müptelâsı olanlar mescidde îtikâfa girmekten, uzun uzadıya Kur’an oku­maktan, zikir (Kur’ân) meclisleri ve derslerde bulunmaktan ve namaza erkenden hazır olmaktan hoşlanmazlar. Onların geneli cemaat namazlarına gelmez, gel­diklerinde de sigarayı, (ancak) caminin kapısında kuvvetli bir nefes çektikten sonra atarak içeri girerler. Hâlbuki sünnetin gereği olarak bir cemaate girerken koku sürünmek gereklidir.

Şeriatın temel kuralları, sigarayı haram kıl­maktadır!

 

Binlerce hükmü kapsayan temel kuralla­ra bazı örnekler verelim:

Zarar vermek de, zarara zararla mukabele etmek de yoktur.

Yararlı şeylerde asıl olan ibâha (mubahlık), zararlı şeylerde asıl olan da tahrimdir (haramlıktır).

Zararları bertaraf etmek, fayda ve kâr sağlamaktan daha önce gelir.

Bir konuda haramla helal müsavi (eşit) olsa ha­ram galip gelir.

Seddü’z-zerâ’î (harama götüren araçları ortadan kaldırma) kaidesi.

İslam, insan hayatının en önemli beş değerini korumayı öncelikli hedef olarak belirlemiş ve bunlara yönelik bütün tehdit ve tehlikeleri önlemek üzere hükümler koymuştur. Bu beş değer; can, din, mal, akıl ve nesildir.

Sigara; hastalıklara ve ölüme sebep olduğundan “can”ı koruma ilkesine aykırıdır. Sigaraya verilen para tamamen israf olduğundan “mal”ı koruma ilkesine aykırıdır. Sigara içen anne ve babaların, çocuklarına ciddî zararlar verdiğinden dolayı “neslin” korunması ilkesine aykırıdır. Sigaranın bütün bu zararlarına rağmen onu ısrarla içmek “aklın” korunması ilkesine aykırıdır. Dinin öncelikle korumayı hedeflediği değerleri göz ardı ettiğinden, “din”in korunması ilkesine de aykırıdır.

Yukarıda zikredilen hiçbir delilin (sigara için geçerli) olmadığını farz etsek bile sigaranın, en azından sakınmak­la emrolunduğumuz şüpheli şeyler kapsamına girdi­ğini söyleyebiliriz. Buhârî ve Müslim’in tahric ettiği hadis-i şeriflerinde Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Helal de haram da açıktır. Bu ikisinin arasında in­sanların çoğunun bilmediği şüpheli, karışık şeyler vardır. Her kim bu şüpheli şeylerden sakınırsa muhakkak dinini ve ırzını korumuş olur. Ve her kim bu şüpheli alana düşerse harama girmiş olur…” buyurmuştur.

Bilmeliyiz ki helal, temiz ve yararlı olan şeyler; haram, pis/habis ve zararlı olan şeylerdir.

Bütün bu delilleri dikkate almayanlar, -nefsi hakkında- Allah’tan korkmalı ve er geç tevbe etme­lidir. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul eden ve rah­meti çok olandır.

 

 

Bilinmesi gereken bir başka husus da şudur: Si­gara, ilk çıktığı zamanlar âlimlerin bir kısmı bu­nun mahiyetinden habersizdi ve uyuşturucu mu, gevşetici (rehavet verici)mi olduğunu, sağlığa za­rar verip vermediğini kesin bilgilerle bilmiyorlardı. Bu nedenle sigaranın, haram veya tahrimen mekruh olduğu şeklinde âlimler arasında görüş ayrılıkları be­lirmişti. Bazıları, etkilenenlere haram, etki­lenmeyenlere mubah olduğunu söylemişlerdi. Şura­sı şüphe götürmeyen bir husustur ki sigaranın mekruh olduğunu söyleyen eski âlimler -ki onlar azınlıktırlar-, sigaranın bugün or­taya çıkan gerçeğini bilselerdi, haramlığı konusunda asla tereddüt etmezlerdi. Zi­ra onlar dinin genel prensiplerini ve şer’i kuralları gayet iyi biliyorlardı.

Bunlardan sonra yine de sigaranın ha­ramlığına kanaat getirmeyenlere şunları sor­mak gerekir: Sigara haram olmasa neden onu mescidlerde, mübarek mekanlarda içmez de her türlü dolabın dönmesine uygun yerlerde içer­ler?! Normal bir şeyse neden her yerde rahatlıkla (su içer gibi) içemezler?! Veya çocuklar içince kızar, büyükler içince susarlar. Güzel bir şeyse çocukların suçu ne ki onları mahrum ederler?! Acaba ne­den Allah’ın temiz nimetlerinde olduğu gibi sigara­ya da besmeleyle başlayıp hamd ve şükürle bitir­mezler?! Cenab-ı Hakk’ın bir nimeti müyesser kıldı­ğında O’na şükürde bulundukları gibi ellerine bir si­gara geçtiğinde de şükrediyorlar mı?!

İnsan, Allah’tan korkmalıdır. Çoğu kez bazıla­rının önünde sigara içmekten çekinir, ona bakar­larken sigara içmekten kaygı duyar da Allah’tan sakınmaz, hâyâetmez?!

“…Eğer (gerçek) mü’minler iseniz, bilin ki korkmanız gereken yalnızca Allah’tır.” (Tevbe, 13)

 

IMG-20180530-WA0064

 

Son olarak şunu da sorabiliriz: Acaba si­gara, kişinin iyilikler ve kötülükler kefesinden han­gisine konulacaktır?

Evet, bütün bunlar karşısında ne gibi bir sonu­ca varılır?

Müslüman, hesap günü gelmeden evvel kendi­ni hesaba çekmeli, Allah’tan bunu terk etmek için yardım dilemelidir. Kim Allah için bir şeyi terk ederse Allah ona yardımını bağışlar, ona daha ha­yırlısını nasip eder. Sabretmelidir, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. Kim sabretmeye gayret ederse Allah da onu sabırlı kılar.

Sigara müptelâları (tiryakileri) şu duayı çokça okumaya gayret etmelidir:

“Allah’ım, bizi sigara belasından, cehennem azabından, eziyet ve helakten kurtar. Bedenimizi ve sıhhatimizi korumayı nasip eyle. Kalp­lerimizi ve ağızlarımızı temiz ve nezih kıl. Akıllarımı­za ve anlayışımıza istikamet bağışla. Bizi en doğru olan ahlak ve âdetlere hidayet eyle. İmanı, güzel sö­zü, güzel kokuyu ve güzel ameli bize sevdir. Şüphe­siz sen, işiten ve icâbet edensin. Âmin!”

 

Abdullah Yolcu

Müslüman Âlimler Birliği

Yüksek Konsey Üyesi ve Türkiye Temsilcisi

 

Allah, her şe­yin en doğrusunu bilendir. Ve başarı Allah’tandır.

 

36874935_1500198130086081_3429943668356677632_n201612124754

Söz Sende (Yorum Yap)