Bakım ve Temizlik

Ağız ve diş bakımı

Gece yatmadan ve sabah kalkınca dişler en az iki dakika fırçalanmalıdır.
Yemeklerden hemen sonra diş fırçalamanın yıpranmaya neden olabileceği göz önünde bulundurarak, en az 1 saat sonra dişlerin fırçalanması gerekmektedir.

Dil yüzeyine yerleşen bakteriler, tükürük ve besinlerden gelen proteinleri ağız kokusunun sebebi olan bileşiklere parçalar. Bu nedenle mümkün olabildiği kadar dışarıya çıkarılan dilin arka kısmından başlayarak öne doğru süpürme hareketi ile dil fırçalanmalıdır. Dilin fırçalanması ağız kokusunu azaltmada diş fırçalamaktan iki kat fazla etkilidir.
Bu sırada çinko içeren bir diş macunu kullanılması, dil yüzeyinin böyle bir macunla fırçalanması isabet olur.

Her fırçalamadan sonra çinkolu, alkolsüz ve anti-inflamatuarsız bir gargara (PharmolZn) kullanabilir. Eğer CHX içeren gargara kullanılacaksa en çok 1 hafta kullanılabilir.
Ağız gargaraları tek başlarına ağız kokusunu önleyemezler. Özellikle alkol içeren gargaraların ağız kuruluğuna neden olarak ağız kokusunu artırabilir.

Diş fırçalama ve gargara işleminden sonra da arayüz fırçası ve diş ipi kullanın.

Dişlerin genellikle yüzeyleri fırçalanmaktadır. Ne kadar ideal bir fırçalama yapılsa da, dişlerin arayüz bölgeleri tamamen temizlenememektedir. Hastalıkların başlangıcı dişlerin arayüz bölgesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle eksiksiz bir ağız bakımı için arayüz fırçaları ya da diş ipi kullanılması gerekmektedir.
Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz.

dis-ipi-neden

Ramazan ayında ağız ve diş sağlığını/temizliğini korumanın yolları:

Ramazan ayında beslenme düzeni tamamen değişmektedir. Yemek saatleri iftar ve sahura göre ayarlandığı için uzun süre aç ve susuz kalınmaktadır.
Oruç tutarken uzun süre aç kalınması, sıvı tüketilememesi ağız kokusu oluşturabiliyor, bunun için iftar ve sahur vakitlerinin ağız bakımı için doğru değerlendirilmesi gerekir.

Ramazan ayında oruç tutarken ağız kuruluğu da sık yaşanan sorunlardan biridir. Tükürüğün dişleri yıkayıcı ve koruyucu özelliği vardır. Ağızdaki tükürük akım hızı diş sağlığı bakımından çok önemlidir. Ağızın kuru kalması var olan bir çürüğün hızını arttırabilirken, çürük oluşumuna da neden olabilmektedir. Oruçluyken yutmamaya özen göstererek ağzın belli süreler içinde su ile çalkalanması kuruluğun önüne geçer. Yani abdest almak bu işlemi yerine getirmeye de vesiledir.

Sahurda genellikle tercih edilen çay, kahve gibi içecekler ve baharatlı yiyecekler ağız kuruluğunu arttırmaktadır. Bunların yerine taze sıkılmış meyve suları ile meyve, sebze ve tahıllı besinler gibi lifli gıdaların tüketilmesi ağızdaki tükürük akımını hızlandırmaktadır. Lifli besinlerin tüketilmesi, tükürük akımını hızlandırdığı gibi ağız içi temizliği bakımından da oldukça önemlidir.

Gün boyu aç kalınmasından dolayı iftarlarda tercih edilen tatlı ve gazlı içeceklerin tüketimi dişlerde çürük oluşumunu arttırmaktadır. Ağız ve diş sağlığı bakımından bu tür çürük oluşumunu arttıran besinlerin tüketiminden uzak durmak gerekir. Yemekten sonra dişlerin fırçalanmasının uygun/mümkün olmadığı toplu iftar daveti gibi ortamlar için yanınızda bir misvak taşımak ideal bir davranıştır. Eğer, tatlı tüketilmişse en azından bir bardak su içerek dişlerin kısmi de olsa temizlenmesi sağlanmalıdır. Ve misvaklanmalıdır.

Tok tutması için tercih edilen süt, peynir ve yumurta gibi ‘sistein’ içeren besinler kötü kokuyu arttırmaktadır, sahurda az tüketilmelidir.

Enerji içeceklerinden uzak durulmalıdır.

Et ve şarküteri ürünleri fazla tüketilmemelidir.

 

Ramazan-ı şerif ve hayat boyu ağız/diş sağlığını ve temizliğini korumanız için yapmanız gerekenler:

Az su içenlerde bir süre sonra tükürük salgılanması azalır ve ağızda bakterilerin artıp çoğalması için iyi bir ortam oluşur. Bunu önlemek için günde en az 2 litre SU içilmelidir.

Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek, onlarca yararının yanında dilinizin kurumasınıda önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir.

Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/früktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için uygun bir ortam oluştururlar. Bakteriler bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bunun için basit şeker tüketmeyin.

Lokmaları iyi çiğneyin. Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. İyi çiğnenen besinler daha iyi sindirileceği için mide kaynaklı ağız kokusununda önüne geçilmiş olur.

Sinüzit gibi havayolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağız ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükrük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumayınız.

Yemekten önce ve/veya sonra elma ve havuç yemek, dişlerin daha sağlıklı olmasının yanında diş arasında plak oluşmasını engelleyerek kokuyu gidermekte yardımcı olur.

Ağız kokusunu önlemek için biberiye çiçeklerini sıcak suda demleyerek içine limon sıkarak hazırlayabilirsiniz. Bunu sabahları aç karnına ve yemeklerden sonra içebilirsiniz.

Taze yoğurt ağız kokusuna sebep olan hidrojen sülfür kokusunu yok etmekte etkilidir.

Anason, kişniş, kakule, rezene, karanfil, tarçın gibi kokulu baharatlar ağız kokusunu giderir ve önler.

Peygamberimiz (s.a) ağız kokusu olanlara soğan yemeyi tavsiye etmiştir. Normalde soğan yedikten sonra koku gelmektedir, fakat bu geçicidir. Soğanda son derece güçlü bakteriosit etkili maddeler bulunduğundan ister ağız boşluğunda, isterse de gıda yollarındaki sorunlara karşı son derece faydalıdır. Fakat camiye, toplum içine gidileceği zaman soğan yenmemesi tavsiye edilendir ve sünnettendir.

Yemekten sonra ağza karanfil atmak, çörek otu, kimyon, rezene gibi tohumların ister çayından, isterse de öğütülmüş tozundan yararlanmak da ağız kokusunu gidermeye yardımcı olmaktadır.

Sigara içenlerin sık sık başvurduğu bir yöntem olan maydonoz çiğnemek, ağız kokusunu gidermekte de etkilidir.

Limon suyunun içine taze nane yaprağı atın, blenderden geçirin ve yemekten sonra yarım bardak için. Son derece faydalıdır.

Yemekten sonra normal su ile ağzınızı yıkamayı alışkanlık haline getirin. Bu, yiyecek kırıntılarını temizlemekle birlikte aynı zamanda sünnettir.

Uyumadan önce ayva yiyin. Bu hem sünnettir hem de ağzın güzel kokmasını sağlar.

Eğer ağızda kokuya sebep olacak veya herhangi bir sorun yoksa bademciklere bakılmalıdır. Bazen şişmiş bademcikler enfeksiyon kapmakta ve ağız kokusuna neden olmaktadır.
Bu durumda Adaçayı, Okaliptüs, Teasept Çayı, Pelit kabuğu gibi bitkilerden yapılmış çaylarla veya stomanginol mahlülü ile gargara yapabilirsiniz.

Tüm bu aşamaları izleyen ancak yine de ağız kokusundan kurtulamayan kişilerin muhakkak halitosis merkezlerinde muâyene olarak ağız kokusu nedenlerinin belirlenmesi gerekir.

Akciğer kaynaklı kokular da olabilir. Genellikle sarımsak, peynir, balık, eskimiş yemekler vs. gibi yiyeceklerden sonra ağızdan kokunun gelmesi mümkündür. Çünkü bu gibi yiyecekler akciğerden buharlanmakta ve solunum yoluyla ağza koku yayılabilmektedir. Bu gibi kokular ekseriyetle yiyecekle bağlı olduğundan geçicidir ve herhangi bir tedaviye gerek yoktur.

 

Faydalanılan kaynaklar:

http://fizulihuseynov.com/

http://memorial.com.tr/

http://medikalakademi.com.tr/

Söz Sende (Yorum Yap)