Ramazan-ı Şerif

Ramazan-ı şerif gelirken

Suâl:

Ramazan-ı şerif için nasıl hazırlık yapmalıyız?
Bu kıymetli ay için yapılması en fazîletli ameller nelerdir?

Cevâb:

Hamd yalnızca Allah’adır!

Birincisi:

Kıymetli kardeşim!

Ramazan ayına nasıl hazırlık yapılması gerektiği konusunda bu sorunuzla çok güzel bir konuya değindiniz. Zirâ orucun hakikati hakkında pek çok insanın anlayışı haktan sapmış, öyle ki Ramazan ayını yiyecekler, içecekler, tatlılar, geceleri uykusuz kalma ve uydu yayınlarını izleme mevsimi hâline getirmişlerdir. Bunun için de bazı yiyecek ve gıda maddelerini bulamama veya fiyatları yükselir endişesiyle Ramazan ayından uzun bir süre önce oruç için hazırlık yapmaya başlamışlardır. Dolayısıyla bu kimseler, yiyecek ve gıda maddeleri satın almak, içecekler hazırlamak, hiçbir uydu yayınını kaçırmayıp hepsini seyretmek için de televizyon programlarını araştırır hâle gelmişlerdir. Böylelikle onlar, Ramazan ayında orucun hakikatini gerçekten bilememişler, bu ayı ibâdet ve takvâdan soyutlamışlar, mideleriyle gözlerinin doyacağı bir ay haline getirmişledir.

İkincisi:

Diğer kimseler ise Ramazan ayı orucunun hakikatine dikkat etmişler ve bu ay için Şaban ayından itibaren, hatta bazıları bundan önce hazırlık yapmaya başlamışlardır.

Ramazan ayı için yapılması dînen övülen hazırlık şekillerinden bazıları şunlardır:

1. Samimî tevbe

Samimi tevbenin her zaman yapılması gerekir. Fakat büyük ve mübârek bir ay olan Ramazan ayına gireceği için kendisi ile Rabbi arasındaki günahlar ile kendisi ile insanlar arasındaki haklardan dolayı Rabbine tevbe etmekte acele davranması, kul için daha uygun bir davranıştır. Böylelikle mübarek Ramazan ayı girdiğinde gönlü temiz ve kalbi huzurla dolu olsun ki, bu ayda salih amel ve ibâdetlerle meşgul olabilsin.

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

Ey mü’minler! Hep birlikte tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz!” (1)

el-Ağar b. Yesâr’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

Ey insanlar! Allah’a tevbe edin. Çünkü ben, günde yüz defa O’na tevbe ediyorum.” (2)

2. Duâ etmek

Nitekim seleften bazı kimseler, kendilerini Ramazan ayına kavuşturması için Ramazan ayından altı ay önce, Ramazan ayı bittikten sonra da beş ay amellerini kabul etmesi için Allah’a duâ ederlerdi.

Bu sebeple müslümanın, kendisini dîni ve bedeninde hayır üzere Ramazan ayına kavuşturması için Rabbine duâ etmelidir. Ayrıca O’na itaatte kendisine yardım etmesi ve amelini kabul etmesi için Allah’a duâ etmelidir.

3. Bu büyük ayın gelişine sevinmek ve bundan mutluluk duymak

Zirâ Ramazan ayına kavuşmak; Allah Teâlâ’nın müslüman kulu üzerindeki büyük nimetlerindendir. Çünkü Ramazan, cennet kapılarının açıldığı ve cehennem kapılarının kapandığı, hayır ve iyilik mevsimlerindendir. Ramazan, Kur’ân ayıdır ve dînimizde hak ile bâtılın birbirinden ayırt edildiği gazveler bu ayda meydana gelmiştir.

Nitekim Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur:

(Ey elçi! Bütün insanlara)De ki: Ancak Allah’ın lütfu (İslâm) ve rahmeti (Kur’ân) ile, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.” (3)

4. Oruç ile ilgili hükümlere vâkıf olabilmek ve Ramazan orucunun fazîletini bilmek için ilim öğrenmek.

5. Ramazan ayında müslümanı meşgul edebilecek faydasız ve kötü amelleri bir an önce bitirmeye çalışmak.

6. Hanım ve çocuklar gibi ev halkıyla oturup onlara orucun hükümlerini bildirmek ve küçük çocukları da oruç tutmaya teşvik edip, alıştırmak.

7. Evde okunabilecek bazı kitaplar hazırlamak veya Ramazan’da cemaate okuması için mahalledeki câmi imamına hediye edilebilecek bazı kitaplar hediye etmek.

8. Kur’ân okumak

Amr b. Kays, Şaban ayı girdiğinden itibaren dükkanını kapatır, Kur’ân okumaya çekilir ve bununla meşgul olurdu.

Ebu Bekir el-Belhî şöyle demiştir:

“Receb ayı, tohumu ekme ayıdır. Şaban ayı, ekilen tohumu sulama ayıdır. Ramazan ayı ise, mahsülü hasat etme ayıdır.”

Bu mübarek ayda senin peygamberin Muhammed’in -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ümmetin ilk müslümanlarının hâli bu iken, senin bu ameller ve derecelere göre durumun ve hâlin nedir söyler misin?”

Başarıya ulaştıran Allahu teâlâdır.

 

Kaynak: islamqa.info
Şeyh Muhammed Salih el-Muneccid

 

 

[1] Tevbe Sûresi: 31

[2] Müslim, hadis no: 2702

[3] Yunus Sûresi: 58

Söz Sende (Yorum Yap)