Kur’ân’dan Mesajlar

33387,unescoistanbuljpg

Şeytandan ALLAH’a sığınırım

Rahmân, Rahîm olan Allah’ın adıyla

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاء ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagyi, yeizukum leallekum tezekkerûn.

Türkçe Meâli:

Hiç şüphe yok ki Allah âdil davranmayı, iyilik yapmayı ve yakınlara karşı cömert olmayı emreder; ve her türlü utanç verici hayasızlığı, selim akla ve sağduyuya aykırı çirkinliği ve sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlığı yasaklar: size bu öğütleri verir ki, sorumluluklarınızı aklınızda tutabilesiniz.

Yani…

Allah adâletli, mûtedil davranmayı, adâleti gerçekleştiren, hak sahibine hakkını sağlayan, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı; iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderler, idareciler, askerî erkân ve müslümanlar olmayı; akrabaya yardım etmeyi emreder.
Meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayri meşrû ilişkileri, zinayı (eşini aldatmayı), haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı; şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği şeyleri, haksızlığı, saldırıyı, baskı ve zulmü, bozgunculuğu, şeriata karşı çıkmayı, kural tanımamayı, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayı yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliği sağlar.
Size, düşünüp ibret almanıza vesile olur diye öğüt veriyor, sorumluluklarınızı hatırlatıyor, uyarıyor.

Kur’ân-ı Kerîm: en-Nahl, 90.

Bunca nimetlere nasıl şükredebilirsin?

İran Kralı Kisrâ, evlerimizdeki koltuk takımlarının kendi tahtından daha konforlu olduğunu tahmin bile etmemişti.

Başında kölelerine yelpazeler sallattıran Rûm Kayzeri, evlerimizdeki klimaları görmeden şu dünyadan gitti.

Etrafındakilerin kıskanmasına neden olan cam kavanozlarda soğuk su içen Bizans Kralı Heraklius, evlerimizde sularımızı birkaç saniyede soğutan su sebillerinden hiç su içmedi.

Kölelerinin sıcak su ile soğuk suyu birbirine karıştırarak duş almasını sağlayan Sultan Mansûr, banyolarımızda derecesini istediğimiz şekilde ayarladığımız şofbenlerimizi aklından bile geçirmemişti.

Aylarca süren hacc yolculukları artık klimalı uçaklarla birkaç saate düştü.

Develerle yapılan uzun seferler, artık klimalı arabalarla çok kısa zamanda kat edilir oldu.

Vallâhi, kralların ve padişahların sahip olamadığı, hatta akıllarından ve hayallerinden geçirmedikleri onca nimete sahibiz.

Lakin;

Gözümüzü yükseklere diktikçe, gönlümüz daralıyor!

Nimetler arttıkça azgınlığımız da artıyor!

Allah’ım!

Verdiğin bunca nimetten dolayı Sana, Senin layık olacağın şekilde hamd ediyoruz.

Söz ve amel olarak bu nimetlerin şükrünü edâ etmeyi bizlere nasip et.

Üzerimize lütûf ve kereminden sağanak sağanak yağdır.

Bizleri bağışla ve verdiğin nimetlerle Sana daha iyi kul olabilmeyi nasip et.

Allahumme Âmîn!

İbrahim Gadban Hoca

Mutlu bir aile olmanın 6 kuralı

1- İletişim

Gözünüzün önüne bir aile getirin. Yorgun eve gelmiş ebeveynler televizyon karşısında uzanmış, göz kapaklarının düşmesini bekliyorlar. Çocuklar ellerinde telefon dış dünya ile bağlantılarını koparmışlar. Çoğumuza tanıdık gelen bu sahnedeki eksik olan şey, iletişimdir. İyi bir iletişim, mutlu aile olmak için ilk atacağınız adım olmalıdır.

2- Dışarının olumsuzluğunu eve taşımayın

İş yerinde veya okulda ne olduysa oldu. Bu negatif ve menfî durumları evin kapısından girdiğiniz andan itibaren unutun. Kendi problemlerinizle başa çıkmanın yollarını bulmalısınız. Ailenizi ağlama duvarı değil, destek payandası olarak görün.

3- Kararları beraber alın

Ailenin geleceği ile ilgili önemli kararlar alınacağı zaman, gizli saklı bir şekilde, kısık sesle değil, ailenin hep beraber olduğu bir zamanda herkesin fikrini söyleyebileceği bir ortamda konuşun.

Düşüncesini özgürce paylaşabilen insan, mutlu insandır ve böyle bir konuşmadan aileyi mutsuz edecek bir sonuç çıkma ihtimali azdır.

4- Birbirinizin yaşam alanına saygı duyun

Artık küçük evlerde yaşıyoruz ve dar ofislerde çalışıyoruz. Aynı fikirlerin paylaşımında olduğu gibi alan paylaşımında da özgür olduğunu hisseden aile bireyleri, yaratıcı olmaktan çekinmeyerek, günlük yaşamlarında kendilerine ait bir dünya kurabilecektir.

5- Her zaman rahat ve şık olun

Kimse eve geldiğinde gergin ve dağılmış insanlar görmek istemez. Bu görüntü ilk başta kişinin kendisine olan güvenini kırar. Rahat, şık ve bakımlı olmak hayata pozitif bakmanın ve olumlu enerjiler yaymanın ilk adımıdır.

Çocuklar için de iyi bir örnek oluşturarak ve kendilerine değer vermelerini sağlayabilirsiniz. Değerli hissetmek mutluluğu peşinden sürükleyecektir.

6- Evde kütüphane oluşturun

İşte çok eskilerden beri değişmeyen kural. Mutluluk söylenenin aksine cahil kalmakla değil, araştırıp öğrenmekle, sorgulayıp fikir edinmekle gelmektedir. Ne kadar çok okursanız, dünyaya karşı o kadar çok farkında ve duyarlı olursunuz. Ne kadar çok zamanınızı ekrana bakarak geçirirseniz, kendinizi o kadar çok hapsedilmiş, güçsüz ve etkisiz eleman gibi hissedersiniz.

Aslında mutluluğun sırrı bu basit matematikte gizlidir.